Alt İşverenlik İşlemleri

Alt İşverenlik İşlemleri

Alt İşveren Nedir? Faydaları Nelerdir?

Günlük hayatta taşeron veya müteahhit olarak ifade edilen kurum aslında 4857 sayılı İş Kanunu tarafından alt işveren olarak tanımlanmıştır. Söz konusu kanunda alt işveren; asıl işverenlerin işletmede yürüttükleri yardımcı işin belirli bir kısmı veya uzmanlık gerektiren asıl işin ilgili bölümünde görevlendiren kimselerdir. Alt işveren olarak tanımlanan kimseler işe aldıkları işçileri sadece işletmelerin onları görevlendirdiği alanda çalıştırmakla yükümlüdür. Alt işvereni tanımlarken kullanılan asıl ve yardımcı iş kavramları konunun anlaşılması açısından açıklanması gereken kavramlardır.

Asıl iş; işletmenin ana faaliyet konusu olan işlemlerde uzmanlık gerektiren ve işletme imkanlarını aşan nitelikteki işler olarak tanımlanırken yardımcı iş; işletmenin ana faaliyet konusu ile ilgili olan ama işletme organizasyonu içerisinde gerçekleşmeyen işlere denir.

Alt işveren kavramının ortaya çıkışı iş alanlarında uzmanlaşmanın sağlanması ve farklı nitelikte işlerin başka işletmelerce üstlenilmesi maksadı ile gerçekleşmiştir. Zamanla İş Kanunu’na giren ve çalışma hayatının önemli parçalarından bir tanesi olan alt işverenlik kurumu; SGK tarafından getirilen bazı zorunluluklardan kaçınma amaçları ile de kullanılmaya başlanmıştır. Türk Hukuk sistemine ilk defa 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunu sayesinde giren alt işverenlik; bugün kapsamı ve düzenlemeleri ile oldukça ciddi bir alan teşkil eder.

Alt İşverenlik İlişkisi Nasıl Kurulur?

Alt işveren ile asıl işveren arasındaki ilişkinin kurulabilmesi için bazı koşulların sağlanması şarttır. Koşulların sağlanması durumunda taraflar adına ‘Alt İşverenlik Sözleşmesi’ denen bir sözleşmeye imza atarak ilişkinin tesisini resmen sağlar. Peki, bu sözleşmenin tesis edilebilmesi adına tarafların sağlaması gereken şartlar nelerdir?

•          Asıl işveren olarak nitelenen gerçek veya tüzel kişiler mal ve hizmet üretiminde çalıştırılan kendi işçilerine sahip olmalıdır,

•          Alt işverene verilen iş ya yardımcı iş olmalı ya da asıl işin uzmanlık gerektiren kısmı kapsamında bulunmalıdır,

•          Alt işverenler işçilerini sadece asıl işverenin işinde çalıştırmalıdır,

•          Alt işveren tarafından gerçekleştirilecek faaliyetler kapsamı asıl iş devam ettikçe devam eden mahiyette olmalıdır,

•          Alt işveren daha önce asıl işverenin işçisi olarak çalışmış olamaz. Bu durum alt işverenlik ilişkisinin tesis edilmesinde sorun yaratacaktır.

Alt İşverenlik sözleşmesinin nitelikleri nelerdir?

Alt ve asıl işveren ilişkisini tesis etmede gerekli olan alt işverenlik sözleşmesi; kanunla düzenlenen ve belirli nitelikleri taşımaması durumunda geçersiz sayılacak bir anlaşmadır. Bu nedenle alt işverenlik sözleşmesi kurulurken sözleşmede aşağıdaki hususların mutlaka yer aldığından emin olmanız gerekir.

•          Hem asıl hem de alt işverenin işyeri unvanı ve adresi,

•          Taraflardan en az birinin tüzel kişi olması durumunda tüzel kişilikleri; gerçek kişi olmaları durumunda isim – soy isim ve adres bilgileri,

•          Asıl işin tanımı,

•          Alt işverene tevdi edilen işin kapsamı,

•          İşin belirli bir kısmı verilecekse işin teknolojik açıdan uzmanlık gerektirdiğini ifade eden açıklama,

•          Daha önceden belirlenmiş ise iş başlama ve sona erme tarihleri,

•          Alt işverenin faaliyetlerini nerede gerçekleştireceği,

•          Asıl işverenin; alt işverenin çalıştırdığı işçiler ile ilgili sorumluluklara ortak olacağı,

•          Alt işveren tarafından yürütülecek işin esasları,

•          Asıl ve alt işverenin veya vekillerinin imzaları mutlaka bulunmalıdır.

Alt İşverenlerin Sorumlulukları Nelerdir?

 Alt ve asıl işveren ilişkisi tesis edildiğinde ortaya çıkan alt işverenlik sözleşmesi alt ve asıl işverenlerin müteselsil sorumlu olmalarına neden olur. Daha açık bir ifade ile kanunen asıl işveren tarafından yerine getirilmesi gereken bir ödev gerçekleştirilmediği takdirde bu sefer sorumlu alt işverenlik sözleşmesi ile alt işveren sıfatını kazanan alt işverende olur. Bu noktada en çok karşılaşılan durumla SGK primlerinin ödenmemesi veya maaşların ödenmemesidir.

İşçi tarafından bakılacak olursa bir iş kazası veya meslek hastalığı durumunda işçi hem alt işverene hem de asıl işverene yönelik taleplerde bulunabilir. Burada sorumluluk iki taraf için de geçerli olduğundan başvurunun alt veya asıl işveren için yapılmış olması sonucu etkilemeyecektir.

Alt ve asıl işverenlik ilişkisi bir sözleşme ile kuruluyor olsa da olası anlaşmazlık ve usulsüzlükler sadece anlaşma üzerinden değil fiili olarak da denetlenebilir. Bu nedenle bordrolama hizmeti ve ilgili diğer faaliyetlerin titizlikle sürdürülüyor olması alt ve asıl işverenler açısından önemlidir.


Paylaş:

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bizimle iletişime geçerek ihtiyaçlarınıza uygun servisler ve
teknoloji çözümlerimizle neler yapabileceğinizi öğrenin.

Bize Ulaşın