Huzur Hakkı

Huzur Hakkı

5510 sayılı Kanun’un 4/b maddesinin 3. alt bendine göre limited şirket ortakları ve anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin sosyal sigorta kapsamına alınması ihtiyari değil, yasal bir zorunluluktur.

Huzur hakları GVK’nı 61. maddesinde üret sayılmıştır. Anılan Kanun’un 63/2. maddesinde üretin safi tutarın tespitinde kanunla kurulan emekli sandıklarına ödenen aidat ve primlerin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.5510 sayılı Kanunla; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, 506 sayıı SGK Kanunu ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış ve sosyal sigorta kurumları tek çatı altında toplanmıştır. Dolayısı ile GVK’nı 63/2. maddesinde ifade edilen kanunla kurulan emekli sandığı deyiminden artı 5510 sayılı Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu’nu (SGK), ücretin safi tutarının tespitinde indirilecek primden ise bu Kanun kapsamına giren sigortalılar tarafından Kurum’a ödenen sosyal güvenlik primini anlamak gerekir. 4/b sigortalısı olan limited şirketlerin ortakları ile anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeleri tarafından ödenen sigorta primleri de halk arasında Bağ-Kur primi olarak ifade edilse de kanuni adı sosyal güvenlik primidir. Limited şirketlerde ortak ve müdür sıfatıyla, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ücret akdine bağlı olmaksızın şirketin yönetimden kaynaklanan sorumlulukları ve muhtemel risklerin karşılığı olarak ödenen huzur hakları vergilendirilmesinde söz konusu primlerin gerek bordro üzerinde gerekse mükerrer indirime meydan vermemek koşulu ile yılı beyannamede indirilmesi gerekmektedir.

5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde hiçbir gelir türü ayrımı yapmaksızın Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenen sosyal güvenlik primlerinin tümü gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak yazılabileceği, GVK’nı 63. maddesinde ise ücretin vergilendirilmesinde sosyal güvenlik kurumlarına ödenen primlerin ücretin safi tutarını (matrahı) tespitinde indirilebileceği açıkça yer almıştır. Bu yasal düzenlemeler ve aynı primi ödeyen sigortalılar arasında eşitsizliğe neden olmamak amacıyla, şirketlerden huzur hakkı adı altında alınan ücretlerin vergilenmesinde ödenen sosyal sigorta (Bağ-Kur) priminin indirilmesi konusunda hiçbir yasal engel bulunmadığı bu şekildeki uygulamanın hem yeni TTK’nı 358 ve 395. maddelerindeki borçlanma yasağı hem de KVK’nı 13. maddesindeki ötürü kazanç dağılımı yasağı karşısında etkili ve kayıt dışı işlemleri önlemede etkili bir yöntem olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz.


Paylaş:
Sertifikalarımız

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bizimle iletişime geçerek ihtiyaçlarınıza uygun servisler ve
teknoloji çözümlerimizle neler yapabileceğinizi öğrenin.

Bize Ulaşın